Karayoluyla Asya Uzak Doğu Gezisi

 

English Version
 
Yazılış tarihi:
Yazılış yeri:
 
 
24/25-12-2004 - Chiang Mai, Tayland 

Chiang Mai'de ki ikinci günümde kaldığım oteli değiştirdim, LP'dan seçtiğim bir yere yerleştim. Tam istediğim gibi son derece sakin ve önceki otelin aksine backpacker kitlesine sahip bir oteldi, üstelik görevliler de son derece güler yüzlüydüler. Fakat bir noktayı atlamışız, burasının da genelde İsrailliler'in tercih ettiği bir mekan olduğunu gece anladım. Gene geç saatlere kadar bağıra çağıra konuşmalarıyla artık bütün backpacker camiasınca kabullenmiş İsrailli backpacker ımajını pekiştirdiler. 

Açıkçası Chiang Mai'de benim için yapacak pek bir şey yoktu. Kente tapınaklar gibi çeşitli tarihi eserler var, ben de bir bisiklet kiralayarak bunların tümünü dolaştım, fakat açıkçası Myanmar'da Bagan'ı gördükten sonra bunlar oldukça yavan kalıyordu. 

Şehirde ki gece hayatı da oldukça itici geldi bana, akşam dolaşmaya çıktığımda gördüğüm tüm barlar, şişko ve yaşlı turistlerin kucaklarında çocuk denecek yaşta Tay kızları ile oturdukları, oldukça mide bulandıran türden barlardı. Tayland'ın maalesef meşhur bir seks turizmi var, bu şehirde de bunu tüm çıplaklığı ile görmek mümkün. Hatta ilk kaldığım otelde duvarlarda "Geceleri buraya fahişe/travesti getirmek yasaktır" türünde uyarılar vardı. 

Bunun dışında bu şehirdeki ana aktiviteler trekking turları ve yemek kursları. Tayland'ın kuzeyinde "Hill Tribe" denilen oldukça renkli kabileler yaşıyorlar. Buradan da bu kabileleri görmek için birkaç günlük trekkingler düzenleniyor. Fakat kitabımdan okuduğum kadarıyla Chiang Mai'den yapılan bu tür turlar aşırı derecede turistikleşmiş, daha otantik bir deneyim için Pai gibi küçük kasabalardan turlara çıkılması tavsiye ediliyor. 

Diğer bir aktivite olan yemek kursları da oldukça ilginç. Tay mutfağı malum dünyaca meşhur. Chiang Mai de Tayland çapındaki yemek kursları için en iyi yermiş. Buradaki birkaç günlük kurslar boyunca size sırf yemek yapmayı değil, pazara gidip malzemeleri seçmeyi, tanımayı vb de öğretiyorlarmış. Son derece popüler kurslarmış fakat şimdilik benim ilgi alanıma girmiyor. 

Chiang Mai'nin en görülmeye değer mekanı da kuşkusuz pazarı. Civarda yaşıyan kabile mensuplarının da ürünlerini satmaya geldikleri bu renkli pazarın Tayland'da eşi olmadığı söyleniyor. 

Burada kafam oldukça karışık durumdaydı. Yangon'dan Bankgok'a değilde buraya uçmamın sebebi Chiang Mai'nin Laos sınırına yakın olmasıydı. Fakat benim kafamda kurtlar dolanmaya başladı. Yeni yıla çok az kaldı ve benim kafamda sürekli olarak Tayland'ın meşhur plajları ve plaj partileri var. Nedense bu pek bir methini duyduğum büyük partilerden biriyle girmek istiyordum yeni yıla, ayrıca Tayland'ın meşhur plajlarında denize girmek için de dayanılmaz bir istek duyuyordum. 

Sonunda 2 gün boyunca iyice düşündükten sonra bu noktada önceden belirlediğim rotamdan sapmaya ve de kuzeye Laos'a geçmek yerine güneye Tayland adalarına inmeye karar verdim. Şunu da itiraf etmem lazım ki Myanmar'dan sonra benzer sakinlikte olduğunu tahmin ettiğim Laos'a hemen geçmek yerine hareketli Tayland'da biraz kalma fikri de sanırım beni cezp etti. Bunun üzerine ani bir kararla Bangkok'a otobüs biletimi aldım. Amacım buradan güneyin Full-Moon Party'leri ile meşhur backpacker adası Ko Pha Ngan'a geçmek...