Karayoluyla Asya Uzak Doğu Gezisi

 

English Version
 
Yazılış tarihi: 14-11-2004
Yazılış yeri: Pokhara, Nepal
 
 
1-11-2004 - Jaisalmer, Hindistan - Jodhpur, Hindistan 

Sabah erkenden uyanip sehir merkezine gidiyorum, bugun yaklasik 20 saat surecek buyuk donus yolculuguna cikma gunu, bilet almam lazim. Gittigim seyahat acentesi Agra`ya saat 2`de direkt otobus oldugunu soyluyor, 350 rupi`ye biletimi aliyorum. 2`ye kadar daha vakit var, kahvaltimi ettikten sonra ilk Jaisalmer`e geldigim ilk gun ziyaret ettigim kaleye yoneliyorum, o zaman Jain 
tapinaklari acik degildi, simdi hazir vakit varken gormeden gitmek olmaz. Neyseki bu sefer acik tapinaklar, cuzi bir miktar karsiligi geziyorum tapinaklari, daha onceden de belirttigim gibi son derece etkileyiciler, muazzam bir iscilik, kesinlikle Hindistan`daki en guzel tapinaklar Jain tapinaklari ve bu kaledekiler de en etkielyici orneklerinden biri. Cikista bilet gisesindeki adama Jain dini ile ilgili birkac soru soruyorum, sacma sapan cevaplar veriyor, gene is basa dustu, kendimiz kitaplardan internet`den ogrenecegiz artik. 

Kalenin dar sokaklarinda turuma devam ederken bizim Ispanyolalr karsima cikiyor, alisveris yapmaya cikmislar. Saat 2`de gidecegimi soyluyorum, onlar da kendi biletlerini almislar, ertesi gun tren ile Delhi`ye gececeklermis, vedalasmadan son bir kez oturup birseyler icmeye karar veriyoruz. Gittigimiz yerde herkes Lassi`lerini, yani bir nevi sekerli ayrnlarini ismarliyor, ben ise bir turlu buna alisamadigim icin belki bu sefer tuttururuz diyerek gene `tuzlu lassi` ismarliyorum, belki bizim emektar ayrana benzer diye. Sonuc, gene alakasiz birsey geliyor, anlasilan bu memlekette adam gibi ayran icmek kismet olmayacak bana. Karsilikli e-mail degis-tokusu ve bebek doguduktan sonra Bodrum`daki yazliga beni ziyarete gelmeleri sozunu aldiktan sonra huzunlu bir sekilde vedalasiyoruz Ispanyolallarla, cok iyi anlasmistik, umarim bir daha tekrar gorurum bu sevimli insanlari. 

Vakit yaklasiyor, check-out`umu yapmak icin hizli adimlarla otele yoneliyorum. Cay`a verecegim otel ucretini hazirlamistim, fakat beklemedigim bir davranis sergiliyor ve parayi almayi red ediyor. Niye diyorum, Turklerin bu gune kadar ona inanilmaz iyi davrandigini, bizlerin dunyadaki en misafirperver millet oldugumuzu, simdi hazir bir Turk yakalamisken borcunu bir miktar odemek istedigini, Turklerin ona gosterdigi konukseverligi bana gostermek istedigini soyluyor. Ne diyecegimi bilemiyorum, cok duygulaniyorum, Turk olmaktan dolayi gurur duyuyorum. Israr ediyorum, parayi almayacagini, alirsa kotu hissedecegini soyluyor. Bunu yapmasinin sanirim bir sebebi daha var, deve safarisi sonrasi hosnutsuz oldugumu gormustu, diger cocuklarla surekli Ispanyolca konusuyor, bu konusmalar sirasinda Ispanyollarin hem kendi memnuniyetsizliklerini hem de benimkini dile getirdiklerini dusunuyorum. Sanirim bu yuzden bana boyle bir kiyak yapti, kotu gecen 2.gunun bir miktarini iade etmis oldu. Sebebi ne olursa olsun guzel bir hareket, mecburen kabul ediyorum, oteli karsilastigim diger backpacker`lara tavsiye etme sozu vererek terminale dogru yola cikiyorum. 

Otobuse bindigim zaman bunun direkt Agra`ya gitmedigini, Jodhpur`da degistirmem gerekecegini soyluyorlar, ki bekliyordum zaten boyle bir sey. yaklasik 5 saatlik bir yolculuktan sonra Jodhpur`a geliyoruz ve kotu surprizle karsilasiyorum. Megerse Jaisalmer`deki pezevenk yanlis bilet satmis bana, Agra otobusu saat 5`de hareket etmis bile, artik Agra otobusu yokmus. Tabii ki deliriyorum bu durum karsisinda, bagirip cagirmaya basliyorum, bana bilet parasinin bir kismini iade ediyorlar, burdan Jaipur otobusune binmemi ve oradan Agra otobusunu yakalamami soyluyorlar, iyice karisti isler. Baska sansim yok, Jaipur otobusune biniyorum, allahtan yatakli, bakalim ne zaman bitecek bu kabus yolculuk. 


2-11-2004 - Jaipur, Hindistan - Agra, Hindistan 

Dura kalka gecen berbat bir yolculuktan sonra sabah 5 gibi Jaipur`a ulasiyoruz, ilginctir daha once bu sehre kalmak uzere geldigimde de bu saatlerde gelmistim. Agra otobusu saat 6`daymis, 1 saat terminalde beklemem gerekecek. Ama perisan olmus durumdayim, bozuk Hint yollarinda hoplaya ziplaya psikopat soforlerin kullandigi otobuslerde seyahat etmek tam bir kabus. Midem de gene kotulesti, berbet hissediyorum kendimi, acaba bu gece burda kalsam mi diyorum, sonra vazgeciyorum, baslamisken bitirmeli. Neyse ki zaman cabuk geciyor ve 6.16 gibi Agra otobusu hareket ediyor, bunu da atlattik mi bitti sayilir. 

Dun oglen saat 2`de basladigim yolculuk bugun saat 12`de nihayet sona eriyor, 22 saat sonunda Agra`ya ulasiyorum. Terminalde otobuse kendini `otobus sirketi gorevlisi` olarak tanitan bir riksovcu biniyor, bin kere duydugum bu palavrayi gene sikiyor. Siki bir pazarliktan sonra 35 rupi`ye istedigim bolgeye gitmek icin anlasiyoruz, `kardesinin riksovu`na binip yola cikiyoruz, yalan ustune yalan soyluyor, ucuza goturmeyi kabul etmesinin sebebi de kendi oteline goturup komisyon almak. Ama bir kere bastan yalan soyledi, ben de sakin mantikliyi oynuyorum, inince dersini verecegim hodugun. Yolda beni kendi oteline goturmek icin binbir dereden su getiriyor, ben de aynen direniyorum, sonunda ulasiyoruz benim bolgeye, sansini gene deniyor bari otele yerleste seni suraya buraya gotureyim diye, oyle bir azarliyorum ki herifi soyledigi yalanlari bir bir yuzune vurarak, basini one egiyor, hic birsey diyemiyor, zafer kazandik ama herifin bu kadar uzulmesi beni de rahatsiz ediyor, cekip gidiyorum oradan. 

Kitabimdan 2 otel secmistim, bu otellerin ozellikleri catidaki restorantlarindan Taj Mahal`in gozukmesi. Bunlardan Shanti Lodge isimli olanina siki bir pazarliktan sonra 100 rupiye yerlesiyorum, son derece luks, ama ilginc bir sekilde bu luksluge yakismayacak sekilde sicak su kova ile veriliyor. Bir de sokak cok gurultulu, bugun ayvayi yedik anlasilan sesten uyuyamayacagiz. Neyse, dusumu aldiktan sonra hemen kosa kosa catiya cikiyorum ve iste karsimda dunyanin en muazzam eserlerinden biri tum gorkemiyle duruyor, Taj Mahal. Buyuk bir zirveyi fethetmis gibi hissediyorum kendimi, oturup uzun uzun seyrediyorum Taj`i. Ardindan hemen hiz uyumadan gecirdigim uzun yolculuguyla yataga atiyorum kendimi ve derin bir uykuya daliyorum. 

Saat 6 gibi uyandiktan sonra otelin hemen yanindanki LP`in tavsiye ettigi restorantlardan birine gidiyorum, yer yok, birilerinin masasina oturuyorum. 2 Fransiz eleman, onalarla muhabbet ederek guzel bir yemek yedikten sonra iyice kendime geliyorum, ardindan sira internet cafe`ye geliyor. Girdigim internet cafe`de bir yandan elemanlarla muhabbet ediyoruz, Turk oldugumu ogrenince cok 
seviniyorlar, Muslumanlarmis, Hindistan ve diger konular uzerine uzun uzun muhabbet ediyoruz, modern ve iyi niyetli insanlara benziyorlar. Agra`dan Varanasi`ye gececegimi soyledigimde biletimi benim yerime cuzi bir ucret karsiligi alabileceklerini soyluyorlar, kabul ediyorum. Ardindan otele donuyorum ve yarin neler yapacagimi planladiktan sonra Agra`daki ilk gunumu sona erdiriyorum.