Karayoluyla Asya Uzak Doğu Gezisi

 

English Version
 
Yazılış tarihi: 9-11-2004
Yazılış yeri: Pokhara, Nepal
 
 
29-10-2004 - Jaisalmer, Hindistan 

Sabah 7 gibi uyanip yeni bir yolculuga daha cikmak uzere bilmemkacinci kez sirt cantami toparliyorum. Sani terminale beni motoruyla goturecegini soyluyor, istemsem de israr ediyor, gene ne is cevirecek merak ediyorum. Atlayip gidiyoruz otobus terminaline, Sani bir sure ortaliktan kayboluyor, sonra elinde biletimle geliyor, halbuki dun gece gidip aldigini soylemisti, simdi aldi belli ki. Uzerindeki fiyata bakiyorum, 120 rupi, normalde bu 5 saatlik yolculuk en fazla 100 rupi eder, gene para tirtikliyor pezevenk ama bu herifle artik daha fazla ugrasmak istemiyorum, alsin 20 rupisini defolsun gitsin, bir daha gozume gozukmesin. Jaisalmer`deki `kardesi` ile de konustu sozde, orta oteli varmis, beni terminalde karsilayacaklarmis falan filan fesmekan. Artik bu herifin alakali oldugu hicbir yerle ugrasmak istemiyorum, umarim bir aksilik olur da gelmezler karsilamaya falan. 

Bir sure sonra yavas yavas otobuse binecek yabancilar da birer birer gelmeye basliyor. Once 2 Isvicreli geliyor, merhaba diyip muhabbet aciyorum, bu milletten simdiye kadar karsilastigim her birey gibi ukala ve soguklar, yanlarindan uzaklasiyorum. Bir sure sonra 3 tip daha geliyor, Ispanyollarmis, onlarla da muhabbet ediyorum, simdiye kadar bu milletten tanidigim herkes gibi sicak ve konuskan, aslanim Akdenizliler bea. :-) Birden saglam bir muhabbete basliyoruz, 2 erkek, 1 kiz olarak seyahat ediyorlar. 1 aylik izinleri varmis, once Cin`e ucmuslar, oradan karayolu ile Tibet ve Nepal uzerinden Hindistan`a gelmisler. Biz konusurken 50 yaslarinda yalniz bir kadin da geliyor, sonra bizim elemanlarla Ispanyolca konusmaya basliyor, demek ki Ispanyollar Rajasthan`da bayagi aktifler. Otobuse biniyoruz, inanilmaz kalabalik, mutemadiyen her yerde durup yolcu aliyor. Genelde de koylerden yolcu aliyorlar ve bu yolcularin midesi zayif oluyor, sarsintidan paso cikartiyorlar, alsitim aartik bu duruma. Bir keresinde camsan cikartan birinin yedikleri ruzgarla uzerime gelmisti, o yuzden artik camim kapali seyahat ediyorum. Durdugumuz bir yerde muz almak uzere iniyorum, dondugumde fark ediyorum ki yanimdaki eleman kasla goz arasinda cikartmis, benim ufak cantanin altina gelmis butun yedikleri, gitmis canta. Artik cileden cikiyorum,herife sen mi yaptin diyorum, masum masum boynunu bukuyor. Cantayi atacagiz artik, zaten iyice perisan olmustu. 

Dura kalka gidiyoruz, yolda verdigimiz bir molada yalniz seyahat eden kadinla konusuyorum. Turk oldugumu ogrenince birden asiri heyecanlaniyor. Meger Ispanyol degilmis, Hollandaliymis, ama 20 sene Ispanya`da yasamis, simdi de Jaisalmer`de ufak bir hotel isletiyormus. Hollanda`da cocuklugu sirasinda komuslari Turk bir aileymis, bu ailenin kizlari en yakin arkadaslariymis, bu yuzden Turkleri inanilmaz seviyor. Hatta bu turk ailenin evinde surekli cay ictigi icin takma adi da bu isimle kalmis, gercek adini kullanmiyormus, herkes Cay diyormus ona. Bir bir bildigi Turkce kelimeleri siraliyor, saskinlik icindeyim, inanilmaz ozledigim lisanimi Jaisalmer`e giderken colun ortasinda bir Hollandali`dan duymak hic beklemedigim birseydi. Oldukca tatli bir kadin, otelinde kalmak iyi olur dogrusu, Sani`nin `kardesi` beni karsilamaya gelmez umarim da tatsizlik cikmaz. 

1 saatlik bir rotardan sonra oglen 2 gibi Jaisalmer`e ulasiyoruz, klasik riksovular hucuma geciyorlar. Bakiyorum beni karsilayan falan yok, hemen Hollandali kadinin yanina gidiyorum, Ispanyollari karsilayacak olan hotelciler de gelmemis, onlar da onun oteline gitmeye karar vermisler, hep beraber 2 riksova atlayip piranalarin arasindan siyrilarak yola cikiyoruz. Geldigimiz yer ufak bir yapi, terasina cikip cay icip muhabbete basliyoruz, bu sirada once otelin calisanlarindan oldugunu sandigim genc bir Hintli geliyor, Cay ile sakalasiyorlar falan, sonra bir de bakiyorum opusmeye basliyorlar. Hikaye sonradan acikliga kavusuyor, bu Hintli kardesimiz Jaisalmer`in yerel aktivitesi olan colde deve ile yapilan safarilerde deve suruculugu yapiyormus eskiden, Cay ile tanismislar ve beraber yasamaya baslamislar, sonra da bu mini oteli acmislar. Bizdeki turistik beldelerde yerli genclere vurulan batili hatunlarin Hindistan versiyonu. Bir sure muhabbet ettikten sonra odalarimizi gosteriyorlar, luks degiller ama 70 rupi`lik fiyati ile kacirilmayacak bir firsat, hepimiz yerlesiyoruz. Ardindan col safarisi konusunu konusmaya basliyoruz, onlarin organize ettigi safari biraz pahali, 1 gun 2 gece ve toplam 1000 rupi. Benim butcemi biraz asiyor, ama Ispanyollar da katiliyor bu safariye, hep beraber keyifli gececegini dusunup kabul ediyorum. 

Guzel bir dus aldiktan sonra Jaisalmer sokaklarini gezmeye basliyorum. Inanilmaz guzel, LP`in methettigi kadar var. Col rengine uygun olarak tum evler kum rengi diyebileceim sarimtirak bir renge boyanmislar. Eski sehrin sokaklarindan cogu Rajasthan sehrinde oldugu gibi devasa bir kaleye ulasiliyor, gerci yolda beni gene cileden cikartan tacizler devam ediyor ama sehrin guzelliginden cok etkilenmis durumdayim, pek aldirmiyorum. Kaleye ciktigimda ise gene dar sokaklar karsiliyor beni, coskuyla daliyorum sokaklara. Gezerken bizim Ispanyollari goruyorum, onlarda hemen cikmislar kaleye, muhabbet ediyoruz bir sure. Ardindan gene tek basima gezmeye devam ediyorum, Jain tapinaklarina gidiyorum fakat kapanmislar, baska zaman gorecegim artik iclerini. Bu arada karsidan gelen birisi tanidik geliyor bana, sonunda cikartiyorum, Altin Tapinak`da ayni kogusta kaldigimiz benim gibi `Istanbul to Kathmandu` rotasini takip eden Fransiz eleman bu. Yanina gidip hello dedigimde yuzume bile bakmadan asabi bir sekilde karsilik veriyor, belli ki o da tacizlerden daralmis, beni satici falan sandi herhalde. Bana dogru dondugunde ise hatirliyor, konusuyoruz, ikimizin de ayni zamanlarda ayni rotada seyahat ediyor olmammiza sasiriyoruz. O da benim gibi bir sure sonra Nepal`e gececekmis, orada gorusmek uzere e-mail adreslerimizi alip vedalasiyoruz, ardindan gunes batisini seyretmek uzere kalenin yuksek burclarina yoneliyorum. Jaisalmer`de de gunesi batirdiktan ve kale icindeki restorantlardan birinde canli etnik Rajput muzigi esliginde yemegimi yedikten sonra otele donuyorum, terasta Ispanyollarla saatlerce muhabbet ediyoruz, tabii ki genelde seyahat uzerine oluyor, rotalarimizda gezdigimiz degisik yerleri anlatiyoruz birbirimize, ben en cok Cin`in meshur tastan ordusu Terracota askerlerini gormelerinden etkileniyorum, bu da bir gun kesinlikle gormek istedigim birsey. Sabah 7 gibi kalkip safariye cikacagimiz icin bir sure sonra odalarimiza gidiyoruz ve Jaisalmer`deki ilk gunumuz sona eriyor.