Karayoluyla Asya Uzak Doğu Gezisi

 

English Version
 
Yazılış tarihi: 21-10-2004
Yazılış yeri: Rishikesh, Hindistan
 
 
16-10-2004 - Chandigarh, Hindistan / Rishikesh, Hindistan 

Sabah erkenden uyanip check-out yapiyoruz ve Chandigarh`in genis sokaklarinda yurumeye basliyoruz. Burasi Hindistan`daki ender planlanmis sehirlerden, izgara mimarisi uygulanmis ve sehir devasa sektorlere bolunmus. Aralarda da inanilmaz genislikte caddeler var, Shimla`dan sonra ikinci sok burasi, Hindistan`la uzaktan yakindan alakasi olmayan bir sehir daha. Bizim ise bu planli ama cirkin sehirde bulunmamizin tek bir sebebi var. LP`in bahsettigine gore, 60`larda buradaki ormanlik arazide eski bir demiryolu gorevlisi kucuk bir atolye olusturmus ve kirik seramik, eski metaller, elektrik fisleri gibi malzemelerden sanat eserleri yapmaya ve gene bu materyallerle kucuk bir fantazi alani yaratmaya baslamis. Bu yaptiklari ancak 20 yil sonra fark edilmis ve ne guzel ki belediye hukumet arazisindeki bu eserleri yikmak yerine sanatciya genis bir arazi tahsis etmis ve calismalarini surdurmesini istemis. Burayi gormek icin ozellikle Leesa cok sabirsizlaniyor, burada cekecegi resimleri Londra`ya dondugunde ogrencilerine gostermek istiyor. Yaklasik 10 dakikalik bir yuruyusten sonra otobusa terminaline ulasiyoruz ve Rishikesh biletlerimizi alip cantalarimizi emanete biraktiktan sonra `Rock Garden` denilen bu siradisi sanat kompleksini gormek uzere yola cikiyoruz. Ulastigimizda kompleksin onu ogrencilerle kayniyor, anlasilan cocuklarin yaraticiligini gelistirmek icin okullar buraya turlar duzenliyorlar. Yavas yavas dolasmaya basliyoruz, oncelikle bizi kirik seramiklerden yapilmis duvarlar, minik selaleler karsiliyor. Bu arada Leesa tam bir star Rock Garden`da, Hint gencleri bu afet Ingiliz kiziyla fotograf cektirmek icin siradalar, o da kimseyi kirmamak icin daralmis olmasina ragmen mutemadiyen resim cektiriyor. Asil surprizler ise daha sonra basliyor, gene bu atik malzemelerden yapilmis binlerce garip hayvan ve insan figuru ordular halinde etrafda durmus bizi seyrediyorlar. Inanilmaz birsey, gayet surreal ve de aykiri bir fantazi diyari burasi, adam bunlari yillarca tek basina yapmis, nasil biri ve de nasil bir ruh hali icinde gercekten cok merak ediyoruz. Sansimiza gezimizi tamamlamak uzereyken kendisini ogrencilerle fotograf cektirirken goruyoruz, Leesa bir sure muhabbet ediyor adamla, son derece alcakgonullu ve sakin bir insan. Ardindan bu ilginc fantazi diyarindaki gezimizi tamamliyoruz ve terminale geri donuyoruz. 

Yorucu bir otobus yolculugunun ardindan saat 9 gibi Rishikesh`e geliyoruz. Burada artik ayrilacagiz, herkesin kalmak icin sectigi bir bolge var. Ben bu sefer huzurlu bir yerde kalmak istedigim icin High Bank denilen yere dogru yola cikiyorum. Tek korkum Dharamsala`da oldugu gibi bu tur izole yerlerin Israilliler tarafindan isgal edilmis olmasi. Ve tam isabet, gittigim zaman beni karsilayan Ibranice tabelalardan burasinin da bir Israilli kurtarilmis bolgesi oldugunu anliyorum. Anti-Semitist falan degilim, normalde bu adamlarla bir problemim yok, ama bir arada olduklarinda cok gurultucu oluyorlar, arti insan kendisini yaniz hissediyor boyle bir cogunlugun icinde. Bir kac otel bakiyorum, hepsi silme dolu. Otellerden birindeki kadin beni baska bir yere yolluyor, aile pansiyonu seklinde bir yer burasi. Poona adinda inanilmaz sevimli bir Hint kizinin islettigi bu yere 100 rupi`ye yerlesiyorum, ustelik kendi tuvaletim ve sicak sulu dusum da var, allahim ruyada miyim acaba! 


17/21-10-2004 - Rishikesh, Hindistan 

Tatilimin 2. bolumu de sona ermek uzere. Ortasinda bir gezi ile ara vererek yaptigim yaklasik 10 gunluk tatil oldukca iyi geldi, bol bol dinlendim. Ki dinlenmem de gerekiyordu, onumde yaklasik 100 saatlik otobus-tren yolculugundan olusan zorlu bir rota var. Zorluk sirf mesafelerden kaynaklanmiyor, simdi gezmeye baslayacagim Rajasthan, Delhi ve Agra`nin turistler icin seytan ucgeni olmasindan da kaynaklaniyor. Bu Hindistan`in en turistik bolgelerinde saticilar, riksovcular, dilenciler, hotelciler ve digerlerinin unu cok kotu, yilmak nedir bilmiyorlar, asla pes etmiyorlar ve bu da acikcasi beni korkutuyor. Simdiye kadar bir asiri israrlar karsisinda bir kac kez kendimi kaybettigim oldu, ama bunlar simdi gezecegim yerlerde karsilasacaklarimin yaninda hic kalir, umarim basimi belaya sokmadan Hindistan gezimi tamamlayabilirim. Bu psikolojik ve fizyololojik olarak oldukca zorlu ve bir o kadar da zevkli gececegini tahmin ettigim gezinin ardindan ise elbetteki kendime gene bir tatil armagan edecegim. Burasi Nepal`daki Pokhara olacak, devasa Himalayalarin etegindeki ve gol kiyisindaki bu huzurlu kasabayi simdiden iple cekiyorum, ama once hak etmem lazim. 

Rishkesh`e donecek olursak, burada gunlerim genel olarak bol bol yuruyus yapmakla gecti, bunun icin oldukca uygun bir kasaba. Aralarda da mutlaka onceden tanistigim birilerini goruyordum, bir yerlerde oturup muhabbet ediyorduk. Burasi Ganj nehrinin kiyisinda oldukca guzel bir yer. Ganj sadece 300km otede daglardan dokulmeye basliyor ve burasi nehrin en temiz oldugu yerlerden biri. Etraf cok guzel, yemyesil daglar, ormanlar var. Yururken yuce Ganj`in nefes kesici goruntulerini de yakaliyordum tepeden. En ilginci ise nehrin kiyisinda olusmus kucuk plajlar, buraya Karayipler havasi vermisler resmen. Kumsalda guneslenen, Ganj`da yikanan insanlari sik sik goruyordum. 

Yollarda buraya ait bir baska meshur oge olan Sadhu`lari da bolca goruyordum. Sadhu`lar Hint dervisleri, materyal hayati tamamen terk ediyorlar ve kendilerini spirituel bir yolculuga adayip Hindistan`i dolasmaya basliyorlar. Bir araya gelmis muhabbet eden, meditasyon yapan ve de en cok kulah seklindeki chillum denen pipolarindan esrar ceken Sadhu`lar heryerdeler. Yalniz bunlarin kaci samimi, kaci safi esrarkes, kaci dilenci bunu kestirmek guc. Hatta LP`in yazdigina gore kanun kacaklari da Sadhu`larin dokunulmazliklarindan yararlanmak icin onlarin kiligina giriyorlarmis. 

Rishikesh her zaman kutsal bir mekanmis, yerel hacilarla doluymus, fakat yabancilarin ilgisi The Beatles`in buradaki guru`larini ziyarete gelmesi ile baslamis. Bundan sonra bir cok spiritual merkez acilmis ve tam anlamiyla bir endustri olusmus. Ortalik meditasyon, yoga, astroloji vb merkezlerinden, guru`lardan ve dolayisiyla bunlarla ilgili hippy kilikli batililardan gecilmiyor, inanilmaz sayida yabanci turist var burada. 

Burada kaldigim sure boyunca iki degisik yerde kaldim. Sehir merkezine uzak olmak istedigim icin ilk seferde biraz izole bir yer sectim, fakat maalesef onceden de belirttigim gibi burasi da Israilliler tarafindan tam anlamiyla isgal edilmis. Inanilmaz gurultu yapiyorlardi, ayrica tek milletten bu kadar inasanin arasinda tek kalmak hosuma gitmiyordu, bu yuzden daha sonra 2. asma kopru olan Lakshman Jhula`nin dogu ayaginda, buradaki meshur 13 katli tapinagin tam karsisinda bir ashram`a yerlestim. Burasi guzeldi, fakat tek sorun gun boyunca tapinagi gezenlerin surekli can calmalariydi, bazen cildirtici bir durum olabiliyor. 

Altin Tapinaktan sonra 2. yogun spirituel deneyimimi de burada yasadim. Ganj kiyisindaki tapinaklardan birinde her gun batiminda yuzlerce kisinin katildigi bir ayin duzenleniyor. Muzigin oldukca guzel bir sekilde icra edildigi, gelen insanlarin topluca ilahilere eslik ettikleri bu ayin gercekten cok etkileyiciydi. Benim gibi batililarla kayniyordu ve gozlemledigim bu insanlarin belli bir duygu yogunlugu yasadigini gorebiliyordum. Resmi, soguk dinlerle buyumus insanlarin bu sicak, inananlarin neseli sarkilarla katildigi turden dini aktiviteleri niye benimsediklerini anlayabiliyorum. Leesa bir sohbetimiz sirasinda kiliselerden nefret ettigini, o soguklugun ve kasvetin kendisini korkuttugunu anlatmisti, sanirim buradaki tum batili gencler bu tur duygular icersinde. 

Burada bir de ilginc karsilasma yasadim. Geldigimiz gunun ertesi erkenden uyandiktan sonra sehri gezmeye baslamistim. Bir sure sonra uzaktan kasabanin dogu yakasina gecmeyi saglayan 2 asma koprunun ilki ufuktan gorundu. Bu kopruden heyacan icinde gecerken gozum yanimdan gecen kiza takildi, bir de baktim ki Meltem bu! Ilginc bir tesaduf, koprunun ortasinda konusmaya basladik, bana neler yaptigini anlatti. Pakistan`i karayolu ile gecmek konusunda cok kararsizdi, ve bu kararsizligi Iran`da 1 ay kadar surmus. :-) Sonunda bir gun once Tahran`dan bir ucak ile Bombay`a gelmis, ve uzun bir tren yolculugunun ardindan da buraya ulasmis. Yaninda da Yeni Zelanda`da yasayan Hint asilli Anin adinda bir eleman var, onunla beraber seyahat etmisler Iran`dan. Meltem`i boyle gene bir kac kere daha yolda gorecegimi hissediyorum. 

Iste boyle dostlar, Rishikesh notlari bu kadar, otobusum bugun 4`de, yaklasik sabah 5 civari Jaiupur`da olacagim ve Rajasthan maceram baslamis olacak. 

Rajasthan`dan gorusmek uzere herkese sevgiler...