Karayoluyla Asya Uzak Doğu Gezisi

 

English Version
 
Yazılış tarihi: 17-09-2004
Yazılış yeri: Tebriz, Iran
 
 
15-09-2004 - Dogubayazit, Turkiye - Tebriz, Iran 

Onceki gun butun gun uyudugumuz icin Ishak Pasa sarayini gezememistik, sinira dogru yola cikmadan once burayi erkenden gezmeye karar verdik. Oldukca guzel kabartmalara sahip bu mistik dogu sarayini gezdikten ve bol bol fotograf cektikten sonra esyalarimizi toplamak icin hotele, yani Murat Camping`e donduk. Burada hotelin sahibi ile Iran uzerine konustuktan ve gene bazi yararli bilgiler aldiktan sonra vedalastik ve Dogubayazit merkezine Cek cift ile beraber yola ciktik. Iran sinirina giden dolmuslarin oldugu yerde iki backpacker ile daha karsilastik, bir Fransiz ve bir Hollandali. Onlarda siniri gececeklermis, tabii ki hep beraber gecmeye karar verdik. Inanilmaz mutluydum, simdiden 6 kisilik bir grup olusmustu ve hic bilmediginiz bir yere giderken insan boyle bir grup icinde kendini cok daha fazla guvende hissediyor. 

Birseyler atistirdiktan sonra sinira kadarki 35km`lik yolu gecmek uzere domusa bindik. Adam basi 2 milyon lira odedigimiz dolmusta heyecanim doruk noktasindaydi, uzaktan sinir gorundugunde ise neredeyse kalbim duracakti. Dolmustan indikten sonra etrafimizi hemen dovizciler sardi. Elimizdeki tum Turk paralarini Riyal`e cevirdikten ve kizlar tesetture burundukten sonra sinir kapisina dogru yurumeye basladik. Turk noktasinda sadece pasaportumuza bir damga basildi, islem bir dakikadan az surdu. Iran tarafinda ise yaklasik 15 dakika icinde tum grubun pasaportlari islendi ve cikisa dogru yoneldik. Hepimiz buyuk bir saskinlik icindeydik, Iran`daydik ve inanilmaz derecede kolay ve hizli bir sekilde buraya gecmistik. Buradan Bazargan`a kadar olan 2km`yi bir dolmusta gittik. Indigimizde cevremizi taksiciler sardi. Benim Turk oldugumu anladiklarinda iletisimi benle kurmaya basladilar, buradakilerin tamami Iranli Azeriler ve cok rahat Turkce konusuyorlar. Oglen 3 civarinda siniri gecmistik ve en yakin kasaba olan Maku`ye gidip oradan da Tebriz`e giden otobuse binme sansini kacirmistik. Tebriz`e kadar olan yolu taksi ile gitmek en iyi secenek olacakti. Tabii Iran`da kelimenin tam anlami ile benzin sudan ucuz oldugu icin bunu yapmak hic de pahali degil. Korkunc derecede siki bir pazarlik baslamisti. Her kafadan bir ses cikiyordu. Maalesef, tipki bizde de oldugu gibi, yerel esnaf turistlerden normalin cok ustunde para almak istiyor. Tebriz`e 2 araba gidebilecegimizi soylediler ve araba basi 300.000 Riyal istediler. Fakat Murat Kamping`in sahibi bu yolun normal ucretinin 120.000 Riyal oldugunu, daha fazla vermememizi soylemisti. Bunu otobusteki Dogubayazit`li genc de soylemisti, siki pazarlik etmemizi tembihlemislerdi. 

Turkce bilen ben oldugum icin bir anda grubun lideri ve arabulucusu ben oldum. Bir yanda biz 6 backpacker, bir yanda 5 kadar taksici ve 5 kadar merakli yerel halk, her kafadan bir ses cikarak bagira cagira pazarliga basladik. Grup olarak seyahat etmenin bir dezavantajini burada gordum, gruptan biri onerilen bir ucreti uygun bulurken digeri siddetle karsi cikiyordu. Hepimizde Lonely Planet kitaplari vardi ve bu kitaplardan vermemiz gereken ucretleri tartisiyorduk. Fakat bu kitaplari yereller de biliyordu ve bu kitaplarin eski basim oldugunu, fiyatlarin arttigini soyluyorlardi. Bir de su problem var, halk kendiliginden paradan bir sifir atmis, mesela 120.000 Riyal yerine 12.000 Tumen diyorlar, bu da alisik olmadigimiz icin bizim kafamizi iyice karistiriyordu tabii. Sonunda birisi ortaligi yatistirmak icin cay icmeyi teklif etti. Ardindan pazarlik devam etti ve en basta benim onerdigim ucret olan araba basi 15.000 Tumen`e razi oldular. Her arabada 3 kisi olacakti, bu da adam basi 5.000 Tumen yapiyor, ki bu da yaklasik 6$. 300km`lik bir yolu ozel araba ile gitmek icin hic de fena bir para degil. Son derece duzgun olan Iran karayolunda 2 cok eski araba ile seyahatimize basladik. 

Bizim arabanin soforu ile yol boyunca konustuk, yolda bir kere mola verdikten sonra gece 9 civari Tebriz`e ulastik. Amacimiz ertesi gun Tahran`a gidebilmek icin tren bileti almakti fakat bilet gisesi kapanmisti. Bunun uzerine otel bulmak icin sehir merkezine gittik. Uzunca bir sure bizim icin en ekonomik olacak olan bir otel aradiktan sonra, 4 kisilik odada 6 kisi toplam 9.000 Tumen`e kalmak uzere Tebriz`in ana caddesi uzerindeki hotel Djahan Nama ile anlastik. Bu da kisi basi yaklasik 1.500 Tumen yapiyor, yaklasik 2$. Ustelik cok sasirdigimiz uzere kiz-erkek karisik kalmamiza da hic bir sey demediler. Odaya yerlestikten sonra guzel bir de yemegi 2.500 Tumen`e yedikten sonra otele gittik ve sabah 3`e kadar cay icerek muhabbet ettik. Iste aradigim, ozledigim buydu, yollarda degisik milletlerden gezginler ve yerel insanlarla hararetli hararetli muhabbet etmek. Beraber seyahat ettigimiz gezginlerin hepsi belli ki benimle ayni durumda, gezmenin, surekli yollarda olmanin keyfini bir kere almislar ve artik bu bir yasam bicimi haline gelmis, ayni yerde uzun sure duramiyoruz. 


16-09-2004 - Tebriz, Iran 

Ertesi sabah uyandigimizda, onceden dolasmaya cikmis olan Cekler beklenmedik bir haberle donduler. Tahran`a giden hic bir arac yoktu, bir gece daha Tebriz`de kalmak zorundaydik. Ayniz zamanda turizm ofisine de gitmisler, bize orada tanistiklari cok iyi bir insandan bahsettiler. Bunun uzerine hep beraber oraya gitmeye karar verdik. Tebriz sokaklarinda tipki birer uzayli muamelesi goruyoruz. Bir yerde durdugumuzda insanlar cevremize toplaniyor, kimisi cat pat iletisim kurmaya calisiyor, kimisi bastan asagi bizi dikkatle inceliyor. Superstar gibiyiz, butun kafalar bize donuk. Asil ilginc olan ise neredeyse her 100 metrede bir birileri gozleri sevinc icinde hosgeldin diyorlar, burada oldugumuz icin ne kadar mutlu olduklarini soyluyorlar. Inanilmaz bir durum, aglamamak icin kendimi zor tutuyorum. Dunyayla iliskisi kesilmis, dislanmis, hor gorulen bu halk disariyla iletisim kurmak icin resmen can atiyor. Bizim gibi Hindistan`a giderken buralari da dolasmayi akil edenler olmasa hic bir misafirleri olmayacak, bu yuzden bizi el uzerinde tutuyorlar, sohbet ediyorlar, evlerine yemege davet ediyorlar, koylerine davet ediyorlar. 

Bizim ulkede son donemlerde karayolu ile Hindistan`a karayolu ile gitmek yayginlasmaya basladi, fakat maalesef bir cok insan buralari otobusten hic inmeden cabucak geciyor ve hemen Hindistan`a ulasmaya calisiyor. Turkiye`de buna cok uzuluyordum, buranin muhtesem bir kulture sahip oldugunu, es gecilmemesi gerektigini savunuyordum ve hakli oldugumu goruyorum. Her seyden once bu insanlar bizim komsularimiz, fakat ozellikle benim gibi bati tarzinda yetistirilmis insanlar Iran`a ve dolayisiyla da halkina 5 kurusluk bile deger vermiyorlar. Halbuki halkin dis dunya ile iletisimi olmaliki umitleri olsun, iyice karamsarliga kapilmasinlar. Burada bunu goruyorum, bizi gordukleri zaman gozlerindeki isigi, umidi ve sevinci goruyorum, insan yerine konduklarini hissettiklerini goruyorum. Yolda birden bire elinize yapisip hosgeldiniz demeleri, cuzdanlarindan cocuklarinin resimlerini cikarip gostermeye baslamalari sirasinda hissettiklerimi anlatmak cok zor. 

Tebriz bir buyuk sehir, fazla ilginc bir tarafi yok. Tamami Azerilerden olusuyor, bu yuzden iletisimde hic bir problem yasamiyorum, ve gene grup icin arabuluculuk rolunu ustleniyorum. Kadinlar bekledigimizden cok daha rahatlar, simsiyah degiller, bir cogunun saclarinin bir kismi gozukuyor, makyajli, bakimlilar, ustune ustluk cokda guzeller, ozellikle de gozleri. Bir cok genc kiz bizi gorunce kikirdemeye basliyor, ara sira bazilari gelip bizim gruptaki kizlarla iletisim kurmaya calisiyorlar. Her taraf cok temiz, bir tek trafik bizdeki gibi. Tebriz cok fazla zaman gecirmeye gerek olmayan bir yer. Bu arada her yerde surekli cay iciyoruz, cok guzel harmanliyorlar caylari. Hindistan`a kadar alkol yok muhtemelen, ama olsun, cay esliginde muhabbet de cok keyifli. 

Ceklerin bahsettigi turizm ofisine gidince Nassir adinda 7 dil bilen muhtesem bir insanla tanistik. Kendisi sehirde arac bulamadigimiz icin kaldigimizi duyunca bize cok guzel bir teklifte bulundu. Sehirde bulunan 2 Isvicreli backpacker`i Tebriz yakinlarinda mini Kapadokya olarak bulunan bolgeye goturecekmis, bizim de katilmamizi onerdi. Seve seve kabul ettik. Adam basi 2.500 Tumen`e 2 araba Kandovan`a dogru yola ciktik. Dogruyu soylemek gerekirse sadece bir kac tane bizim peri bacalari benzeri volkanik olusum gorecegimi zannediyordum fakat yanilmisim. Son derece ilginc bir olsumla karsilastik ve daha da ilginci bu kaya evlerden olsusan koydeki butun hanelerde insanlar yasiyor. 

Son derece keyifli bir kac saatten sonra sehre donduk. Nassir bize Tahran yerine Hazar Denizi kiyilarina gitmemizi onerdi, biz de mantikli bulduk ve biletlerimizi bugun icin aldik. Fakat yola 4 kisi devam edecegiz, Cekler guneye Isfahan`a dogru gitmek istiyorlar. Yorgun oldugumuzdan yemek yedik, biraz not aldik ve yattik. 2 gunun sonunda gordum ki onceden hesapladigim gibi gunluk harcamalarim 10$`i gecmemis, bu beni cok mutlu etti. 


17-09-2004 - Tebriz, Iran 

Bugun icin Nassir bizi kahvaltiya davet etmisti. Cuma oldugu icin tatil, sabah 9`da Iranlilar`in bir piknik alanina gittik. Genclerin dolustugu, Iranli genc kizlarin ve erkeklerin utangacca bakistigi bu parkta guzel bir kahvalti yaptiktan sonra internet cafe`ye geldik. Fransiz Jerome`unda bir sitesi var ve ikimizin de uzun gunlukler yazmasi gerekiyor. Bu arada Ceklerle de vedalastik, onlar 5`de yola cikacak, biz aksam 9`da Hazar kiyisindaki Rashda`dogru gidecegiz. 

Iran`da kalis suremi yaklasik bir hafta olarak belirlemistim, fakat burasi ve insanlari oylesine guzel ki sanirim kalis suremi uzatacagim. 

Tebriz`den tum dostlara sevgiler...